...

...
Alptekin Şimşek

10 Kasım 2016 Perşembe

Donald Trump

Yiğidin harman olduğu yer olan Queens'de 1946 yılında doğan Trump, ABD'nin Paris'i sayılan Pensilvanya'da işletme eğitimi almıştır. Siyasetçi, yazar, müteşebbis, gazoz kapağı açacağı ve tüm mazlum ırkçıların babasıdır.
Seçim kampanyaları sırasında kendisine "muhtar bile olamazsın" diyen Clinton'a "Amerika'da muhtarlık vardı da, ben mi olmadım" diye cevap vermek suretiyle, gönülleri fethetmiştir. Ankara'da yapılan çeşitli muhtarlar toplantılarına, tebdil-i kıyafetle iştirak ettiği de rivayetler arasındadır.

Donald Trump, şu kitapların da yazarıdır:
Nasıl Zengin Oldum
Nasıl Dengin Oldum
Neydim Ne Oldum ve nihayet
Nasıl Başqan oldum.

Ataları Alman olan bu yüce insanın DNA haritasına bakıldığında %10 oranında Apaçi ve %70'ten başlayan oranlarda Türk olduğu da bilinmektedir.

Seçim kampanyaları sırasında müslümanlar hakkında atıp tutan Trump, başqan seçildikten sonra yaptığı konuşmada şunları söylemiştir:

Niye beni balkona çıkardınız lan Allahsızlar, 3 saatte anca adam ettiğim saçlarım, rüzgârda darma dağın oldu.

-Saçlarına 3 kilo briyantin sürdükten sonra, konuşmasına şöyle devam etmiştir-

" Kampanyalarımız esnasında, aşırıya kaçan söylemlerim, mimiklerim ve yakışıklılıklarım olmuş olabilir, herkesten özür diliyorum. Nitekim, müslümanlardan da özür diliyorum. Gerçek İslam bu değil, gerçek Trump da bu değil, gerçek ABD bu değil; kimse gerçek değil galiba lan anasını satayım. Sanki Westworld'de oynuyoruz cümleten... Satırlarıma son verirken, büyüklerimin ellerinden, müslümanları gözlerinden, zencileri boyunlarından ve geri kalan herkesi her yerlerinden öperim..."

A. Şimşek /10.11.2016/ İstanbul

2 Ekim 2016 Pazar

Yeni Tarih Yazımı İçin Ön Bilgiler

    -Yazının Bulunması (Yavuz Sultan Dönemi)
    - Ay’a Uzay Aracı gönderilmesi engellendi (İnönü Dönemi)
    - Barutun Bulunması (Fatih Sultan Mehmet Dönemi)
    - Ateşin Bulunması (Ertuğrul Gazi dönemi)
    - Telefonun İcadı (Turgut Özal dönemi)
    - Radyum Elementinin Bulunması (Kösem Sultan)
    - Amerika’nın Keşfi (Adnan Menderes dönemi)
    - Atom Bombası Yapımının Başarısızlığa Uğraması (Deniz Baykal dönemi)
    - Matbaanın Keşfi (Abdülhamit dönemi)
    - Matbaanın Keşfinin Gecikmesi (Bülent Ecevit dönemi)
    - Elektriğin Bulunması (Seda Sayan dönemi)
    - Müziğin İcadı (Acun Dönemi)
    - Dünya’nın Yuvarlak Olduğunun İspatlanması (Kanuni Sultan Süleyman dönemi)
    - Petrolün Keşfi (Yıldırım Beyazıt dönemi)
    - Tarihte İlk Köprünün Yapılması (Köprülü Mehmet Paşa dönemi)
    - Dünya’da İlk Duble Yolun Yapılması (Sultan IV. Müteahhit Paşa dönemi)
    - Mars’a Gidilmesinin Başarısızlığa Uğraması (Erdal İnönü dönemi)
    - Jüpiter, Satürn ve Neptün’de Ezan Yasağı (CeHaPe dönemi)
    - Kılıç, Ok ve Yayın İcadı (Battalgazi Dönemi)
    - Tarihte Ata İlk Binilmesi, Atın Evcilleştirilmesi (Sultan XI. Cüneyt Arkın dönemi) 

    A. Şimşek / 2.10.2016 /İstanbul

25 Eylül 2016 Pazar

Şortla Mücadele Eylem Planı

1. Vaziyet
a. Umumi Bilgiler: Şortlu gruplar tarafından, yüce dinimiz ile gelenek ve göreneklerimiz ve bir de ahlâki yapımız yıpratılmak istenmekte olup, bu amaçla ŞORT-HA (Şortlu Hanımlar) isimli illegal bir örgüt de kurulmuş bulunmaktadır. Bu unsurlar, sokaklarda, caddelerde, otobüs ve bilhassa metrobüslerde şortlu gezinmek suretiye eylemlerini icra etmektedirler.

b. Hasım Kuvvetler:
aa. Şortlu hanımlar
bb. Kısa kollu giyinen hanımlar
cc. Mini etek giyen hanımlar
çç. Tayt giyen hanımlar
dd. Umuma açık yerlerde dondurma yiyen hanımlar
ee. Başına türban, mabadına kot pantolon giyen hanımlar

c. Ahbap Kuvvetler:
aa. Çarşaflı hanımlar
bb. Haşemalı hanımlar
cc. Şalvarlı hanımlar
çç. Düğünlerinde dinimize ve ananelerimize uygun sunum yapan hanımlar
dd. Üç ve üzeri çocuklu hanımlar
ee. Dini hassasiyetlerimize hassasiyet gösteren bilcümle esnaf, zabıta, gönüllü zabıta, sanatkâr, zenaatkâr, medya kuruluşları, iş adamı, emniyet mensupları, vakıflar, müteahhitler, belediye başkanları, cumhurbaşkanımlar ve Binali Yıldırımlar’dır

2. Vazife: Şortlu hanımların ne kadar cadaloz, ne kadar şirret, ne kadar laubali, ne kadar inatçı, ne kadar içtimai değerlerden uzak olduklarını teşhir etmek suretiyle kamuoyu desteğini ortadan kaldırmak ve bu unsurların, zaman zaman şemsiye olsun, oklava olsun, selfie çubuğu olsun, Pazar çantası olsun bir takım araç ve gereçlerle pataklanmasıdır.

3. İcra, Planlama ve Umumi Faaliyetler:

a. İcra edilen propagandalarda, bu unsurların dinimize aykırılık teşkil ettikleri işlenecek, aykırılıkların giderilmesi gerektiği fikri kamuoyuna aşılanacak ve bu amaçla, yeterli sayıda kamu spotu yayınlanacaktır.

b. Şortlu hanımlar gemi azıya aldılar; şortlu hanımlar türbanlı hanıma trafikte yol vermediler; şortlu hanımlar lokantada bahşiş vermediler; şortlu hanımlar ozon tabakasını deldiler; şortlu hanımlar mümin gelinlerin, İslami esaslara uygun sunumlarına oy vermediler; şortlu hanımlar fitre ve zekât vermiyorlar; şortlu hanımlar Cuma namazı vaktinde BİM’in kapısına dayandı; şortlu hanımlar 3. Köprüden geçmiyor; şortlu hanımlar ulusa sesleniş programını zaplıyor; şortlu hanımlar şort giyiyor temaları gazete, dergi ve sosyal medya mecralarda ısrarla işlenecektir. Feysbuk, interstargram, tvitter gibi mecralara öncelik verilecektir.

c. Şortlu hanımlar ile işbirlikçileri (bikinililer, kısa kollulular, taytlılar vb), Siyonistlerin, Ermenilerin, Rumların, Kübalıların, Kuzey Korelilerin, Çin’in, Suriye’nin, Aborjinlerin, FBI’ın, MOSSAD’ın ve Mormonların uzantıları gibi göstertilecektir.

d. Ayol, şu hatunun şortu, bununkinden daha güzelmiş, öbürkününki ne kadar da frapan gibi yakıştırmalar türetilerek; şortlu hanımlar arasına nifak tohumları ekilmesi sağlanacaktır. Böl ve yönet taktiği benimsenecektir.

e. Şortlu hanımların bilgisayar ve akıllı telefonları hacklenerek, yalnızca dini bütün internet sitelerinde gezinmeleri sağlanacaktır.

f. Şortlu hanımların gizli gizli teşhir evlerinde buluşup, birbirlerine bikinilerini, yokinilerini, tangalarını, maske ve kelepçelerini gösterdikleri propagandası yapılacaktır.

g. Tarafsız gibi görünen internet siteleri açılıp, şortlu hanımların şort giymekle esasen, Kemalizm ve Laikçiliğin ruhundan ne kadar uzaklaşmış oldukları, şort giymeden de Kemalist ve Laikçi olabilecekleri teması işlenecek; bu siteler bol bol tıklandırılacaktır.

h. Her türlü sinema filmiylen, tv dizilerindeki şortlu/bikinili hanım görüntüleri mozayiklenecek; çekilen her plana bir adet parti amblemimizin yerleştirilmesi sağlanarak gerekli subliminal mesajlar verilecektir.

i. Madem ‘benim şortum, benim kararım’ diyorlar, o vakit şortu da çıkarsınlar denilmek suretiyle, bu unsurlara gaz verilecek; gaza gelip şortunu çıkaranlar selfie’lendirilip fotoğraf ve videoları kamuoyunda ulaştırılacaktır. Bu vesileyle, aziz ve mümin milletimizin mırıldanması mekanizması harekete geçirilmiş olacaktır.

j. Şhortporn, bikiniadult gibi isimler altında, anadan üryan yayınlar yapılıp; bu unsurlar, toplum nezdinde küçük düşürülecektir

k. Şortlu hanımlara, ihbara dayalı ev baskınları yapılmak suretiyle, baskınlarda Fırıncının Kızı gibi, gayri ahlâki yayınlar bulunması sağlanacaktır.

Şortla Mücadele Eylem Planı’nın bu esaslara göre yürütülmesi arz olunur. 

Not 1: Meşhur İrticayla Mücadele Eylem Planı’na nazire yapılmıştır. 
Not  2: Nevizade’yi hunharca bombalayacaklardı!.. (Manşete) 

A.Şimşek / 25.9.2016 / İstanbul

7 Eylül 2016 Çarşamba

Bayram Tebriği


Sayın Müşterimiz/Müvekkilimiz/ Şuyumuz-Buyumuz,

Mübarek Kurban Bayramı vesilesiyle; açmayı düşündüğünüz boşanma, mal tasfiyesi, işçi alacağı, işveren vereceği, tazminat, nafaka artırımı davaları avukatlık ücretlerinde %25 indirim yapıyoruz. Patronun çıldırmış olması münasebetiyle, bunlarla birlikte açacağınız isim tashihi davalarıyla tüketici hakem heyeti başvurularınıza % 99.9 indirim yapıyoruz. Bitti mi, bitmedi!

Bayramın birinci günü arayan ilk 25 müvekkil adayının kredi kartlarına 9 taksit, hamili kart sahiplerine de 99 taksit uyguluyoruz.

Dileyen müşterilerimiz 50 TL mukabilinde; cübbe giyerek selfie çektirme imkânından da yararlanabileceklerdir. Selfi çektirmek için yanında ikinci bir müşteri getiren vatandaşlarımıza ise piyasa değeri olan üç kavanoz bal, pardon 3 adet Borçlar Kanunu hediye ediyoruz. Mübarek Kurban Bayramı’ın hayırlara vesile olmasını diler, hayırlı günler dileriz.
En Biriyinci Hukuk Bürosu

Feysbuk Adresimiz...
İnternet Adresimiz...
Tivıtır Adresimiz...
Gugıl mep haritamız...
Unutmadan bir de büro adresimiz...
Telefon şeysimiz... (150 hat )

A.Şimşek / 7.9.2016 / İstanbul


28 Temmuz 2016 Perşembe

Gündeme dair...

1789 yılından sonra başlayan ulusçuluk akımları Osmanlı'nın dağılmasıyla sonuçlandı. O tarihte başta Fatih Sultan Mehmet olsa bu gidişi engelleyemezdi.
2016 yılında yeniden Osmanlı hayalleri kurarken iki "olmazsa olmaz" şartı yerine getirmen gerekiyor.
1- Dil, din, ırk ayırımı yapmayacaksın. Sünni İslam'ı referans alarak, iki milleti bile bir araya getiremezsin. Nitekim, Kürtler'i İslam paydasında toplama stratejin duvara tosladı.
2- Osmanlı egemenliğine girmeye hazır milletler bulacaksın. Ortadoğu'da bu projeye yatkın, bir millet ben bilmiyorum.
Kıssadan hisse; çok uluslu bir devlet kurmaya çalışırken, eldekinden olmayalım...

A. Şimşek / 28.7.2016 / İstanbul

24 Temmuz 2016 Pazar

SAW ( Testere Serisi)


(Yoğun Spoiler İçerir)

Şimdilik 7 tanesi çekilmiş bulunan Testere serisinin kahramanı Jigsaw, bir seri katildir.

İşlediği cinayetler anlamak açısından, Jigsaw'ın geçirmiş bulunduğu iki travma vardır.

Bir tanesi, bir uyuşturucu bağımlısının kazara bile olsa, sorumsuz bir fiili yüzünden, karısı düşük yapar, bebek ölür.

İkincisi ise, kanser olduktan sonra, masraflarının, sigorta tarafından karşılanmamasıdır.

Jigsaw'ın ilginç bir adalet anlayışı vardır. Amacı intikam değildir. Müstakbel kurbanlarının hayatın/hayatlarının değerine varmasıdır. Ona göre, bu insanlar sınanmadıkça değişim göstermezler. Bu yüzden yakaladığı kurbanlarına çeşitli düzenekler içeren oyunlar hazırlar.

"Oyun başlasın" dendiğinde kurbanın iki seçeneği vardır: Ya kuzu kuzu düzenek tarafından ölmeyi bekleyecek, ya da vücudunun herhangi bir yerini feda ederek tuzaktan kurtulacaktır.

Bu oyunlardan kurtulan birkaç kişiyi de takımına almayı ihmal etmez Jigsaw.

Bunlardan birisi uyuşturucu bağımlısı bir kadın, bir doktor ve bir dedektiftir.

Seriyi ilginç kılan; Jigsaw'ın adalet ve hayatın değerini öğretme anlayışıdır.

Diğer dikkat çekici bir yön ise; takıma sonradan katılan uyuşturucu müptelası kadın ile dedektifin hazırladığı düzeneklerin, kurbana hayat hakkı tanımamasıdır. Takıma sonradan dahil olan bu iki kişinin adalet anlayışı intikala sınırlıdır. Jigsaw'ın felsefesiyle ilgileri yoktur. Bu durum Jigsaw tarafından farkedilince, onlar için de elbette yeni oyunlar hazırlanır. Bu oyunlar başarılı olur mu, olmaz mı; seriyi izlediğinizde öğrenebileceksiniz.

7'den 77'ye herkes adalet peşinde, ancak herkesin adaletten anladığı ve beklediği de farklı...


A. Şimşek / 24.7.2016 / İstanbul

20 Haziran 2016 Pazartesi

Ulusa Sesleniş !

Faiz lobileri, paralelci yapı, cehape zihniyeti ve dahi bilumum şer cepheleri, Taksim’e Topçu Kışlası tarihi eserini inşa etmek istememizi, art niyetli bir çaba olarak göstermeye çalışmaktadırlar. Twitter’dan olsun, Facebook’tan olsun, İnstagram’dan olsun, gmail’den olsun, ben bunları takip ettim. Hepsinin ana fikri şu; güya biz 31 Mart Ayaklanması’nın bastırılmasının rövanşını almaya çalışıyormuşuz.
Aziz Milletim, asıl bunlar art niyetlidir. Bunlaaaar, ihanet şebekesi ve gaflet trafosudur. Bu çirkin iftiralar, kafanızı karıştırmasın ve mübarek orucunuzu bozdurmasın, diyerek; olayın gerçek yüzünü açıklıyorum.
Birkaç gün önce İspanya milli futbol takımından 3 gol yemiş bulunduk. Zinhar, başarısız olduk demiyorum, esasen bu turnuvaya katılmak da başarıdır. Fakat, bu skor, hak ettiğimiz bir sonuç değildi. Yasama, yürütme ve yargı arkadaşlarımla bir toplantı yapmak suretiyle, bahsi geçen müsabakayı yeniden izledik ve şu tespitlerde bulunduk: Paralel yapı ve Diyarbakır küçeleri yapısıyla alakası olduğunu tespit ettiğimiz bir futbolcumuz, maçın ortasında saçını tarıyor idi. İnsaf ve edep yahu, maçın ortasında saçını tarayan futbolcuya Fatih hocamız ne yapsın? İşte o zaman anladık ki, bazı futbolcularımızda bir disiplin olsun, bir Müslümanlık olsun, eksiklik var.
Bu tespiti yaptığımızda, aklımıza parlak bir fikir de gelmiş oldu, benim aziz ve muhterem milletim. Madem bazı topçularımızda disiplin eksikliği var, bu yönden ilerlememiz icap eder. O vakit, yapalım Taksim’e bir Topçu Kışlası ve askeri bir disiplin içerisinde futbolcularımız eğitilsin, yetiştirilsin!.. Kışlanın yanına bir de cami tesis edelim ki, disiplinleri, imanla inançla perçinlenmiş olsun. Sanılmasın ki Fatih hocamızdan vazgeçiyoruz, asla böyle bir durum söz konusu olamaz. Paralel yapıların ekmeğine tereyağı sürmeyiz. Aksine, hocamızı general rütbesiyle, kışlamızın başına getireceğiz. Aziz Milletim! Tam bu sorunu çözmüş olmanın haklı gururunu yaşarken, kendilerine iftar vermekle iftihar ettiğim güzide sanatçılarımıza bir saldırı başlamasın mı!.. Milli şairimiz, Necip Fazıl’ın da buyurduğu gibi:
Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim, akar suyun meyve çağında ağacın, serip gelişen hayatın düşmanı
İftar yemeğine bile saldırıyor bu cehape zihniyetliler, muhterem halkım, aziz milletim.
Şimdi size bunu da açıklayayım: Mesela, Bülent Ersoy hanımefendiyi ele alalım. Neymiş, kendi hemcinsleri dayak yerken, iftara gelmişmiş. Hanımefendinin hiçbir günahı yok, biz düşündük ki, dayaktan bir kişiyi bile kurtarsak, sevabımız büyük yazılır. Nitekim, Lgbt’li yurttaşlarımızı dövenler de paralel yapının güvenlik güçleridir. Bu yoldan çıkmış güvenlik güçlerimizi de, vereceğimiz bir iftarla Hak yoluna kazandıracağız inşallah aziz milletim. Allah yardımcımız olsun.
Gelelim Burcu Esmersoy’a… Biz Burcu hanımı iftara davet etmekle, şöyle bir amaç güttük: Esmer soylu bir vatandaşımızı iftara çağırırsak, Roman ve Kürt vatandaşlarımızı dışlamadığımız imajını vermiş oluruz. Tüm Esmer vatandaşlarımızı temsilen Burcu hanımı çağırmak suretiyle ne yapmış olduk. Tüm esmer vatandaşlarımızın şeker ve güllaç da yiyebilmeleri yolunda önemli bir adım atmış olduk. Burcu hanım da, yaptığımız izahattan memnun kaldı ve davetimize icap etti, kendisine müteşekkiriz.
Bir diğer kişi de Orhan Baba’dır saygıdeğer vatandaşlarım. Şimdi bu adam ne demiş zamanında, hor görme garibi demiş. Ahan da budur işte! Garipleri hor görmeyen bir sanatçımızı ağırlamak suretiyle, gariplerimize de bir mesaj vermiş olduk. Yani, biz kimseyi dışlamıyoruz, her kesimi kucaklıyoruz. Peki, Yavuz Bingöl’ü niye çağırıp duruyoruz sosyal aktivitelerime, onu da izah edeyim. Bu sanatçımızın şöyle bir türküsü vardır:
Bekle Kar Altında Kalan Buğday Tanesi
Yine Onun Sularıyla Yeşereceksin
Göz Yaşların Çare Değil Ağlama Büyü
Başını Dik Tutabilirsen Boy Vereceksin
Ne kadar anlamlı bir türkü Allah’ım.
Bizim 72 tv kanalı 27 gazetemizle söyleyemediğimiz gerçekleri bir türküde özetleyivermiş. Ne deniyor peki bu türküde?.. Önceliklen, ziraat mevzusunda çok mühim bir bilgi veriyor. Deniliyor ki, bekle buğday tanesi deniliyor. İşte bu, anasını da alıp gitmesi gerekmeyen çiftçilerimiz için fevkalede önemli, zirai bir bilgidir. Demek ki, biz, çiftçilerimizi de kucaklıyor, onların kadrini kıymetini biliyoruz aziz milletim. Peki sonra ne diyor bu türkü? Açık açık yazmış yazan: Dik dur eğilme, bu millet seninle diyor. Hülasa, felaket senaryosu trafolarının bu iftiraları da boşa çıkartılmış olmaktadır. Uzun uzun tüm sanatçılarımızın durumunu izah etmeye gerek yok muhterem milletim. Mantığı zaten kavramışsınızdır.
Aziz ve muhterem milletim, bir hususa daha açıklık getirmek boynumuzun borcudur. Faiz lobicilerinin uydurmasına göre, bir grup mümin ve Müslüman, bir plakçıya girip ‘sizi içeride yakarız’ diyesilermiş. Bu da başka bir iftira!.. Şimdi bu dükkan plakçı dükkanı. Mümin kardeşlerimiz oradan geçer iken, plakçı dükkanından şöyle bir ses geldiğini duymuşlar: Beni yak kendini yak, her şeyi yak!.. Hangi Müslüman evladı olsa, bu çağrıya kulak verirdi aziz halkım. Mümin kardeşlerimizin yaptığı şey, bir 911 aramasına cevap vermekten ibarettir. Bu iftirayı da yanlarına bırakmayacağım ey mümin ve Müslüman kardeşlerim. Avukatlarıma talimat verdim, dükkandaki tüm plaklara, cumhurbaşkanına hakaretten dava açtıracağım.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
Dik dur eğilme, bu CB seninle.

A. Şimşek / 20.6.2016 / İstanbul